osiris kültü, tufan, tanrı ra, antik mısır sırları, piramitlerin gizemi, atlantis, mısır kehanetleri...

M.Ö. 12.000 - 10.000 TUFAN SONRASI VE DEMİR ÇAĞİ'NA GİRİŞ - 2

Hiç yorum yok :
Ancak kıtalarının batmayacağına inanan "Belial'in Oğul­ları" buna gerek olmadığını ileri sürüyorlardı. Beklenen doğal afetlerin kıtalarını kesinlikle batırmayacağından emindiler. Örnek olarak da daha önce Mu Kıtası'nın batışına neden olan doğal afetlerde Atlantis'in batmamasını gösteriyorlardı, Evet... Atlantis'in belli bir bölümü parçalanarak sulara gömüldüyse de tamamen ortadan kalkmamıştı. Ancak bu sefer tehlikenin merkezinde Atlantis vardı. Çünük tektonik aktivite hissedilir bir şekilde durumdaydı. Ama dengesizleşmişBelialin Oğulları için korkulacak bir şey yoktu!...

Başını rahiplerin çektiği bu iki grubun çevresinde halk tam anlamıyla ikiye bölünmüş durumdaydı. Fakat bu bölünüş yan yarıya değildi. İbre "Belial'in Oğulları"nda yana daha ağır basıyordu. Halkın yarıdan çok daha fazlası "Belial'in Oğulları"nın yanında yer almıştı... Vatanlarından ayrılıp herşeye yeniden başlamanın zorluğu da buna eklenince, halkın büyük bir bölümü ilk başta göç etmek istemedi.

Ta ki, felâketler bir biri arkasına gelmeye başlayıncaya kadar... Atlantis büyük sarsıntılarla parçalanmaya başlamıştı... Sonunda "Beliarin Oğullan" da göç etmekten başka bir şanslarının kalmadığını farkettiier...

Benzer fakat farklı iki uygarlık ortaya çıkıyor: Mayalar ve Aztekler

Atlantisliler kıtalarının tamamen sulara gömülmesinden önce her iki grubun temsilcileri çevre kıtalara göç ettiler. Avrupa üzenden Orta Asya'ya kadar göçler düzenlendi. Ancak en fazla göç alan topraklar Amerika Kıtası oldu. Ame­rika Kıtası'na her iki grubun temsilcileri de gelerek yerleşim birimleri oluşturdular.

"Belial'in Oğullan" ve yandaşları yoğun olarak Kuzey Amerika topraklarına yerleştiler. Daha sonraları tarih kitaplarımızda karşımıza çıkacak olan Aztekler'in atalarını oluşturdu­lar ve burada da Kara Maji uygulamalarına devam ettiler. Buna karşılık "Bir'in Oğulları" Orta Amerika'yı tercih ettiler. Çünkü bu bölgeye ve bu bölgenin daha Güney uçları­na daha önceleri Mulular tarafından göçler düzenlenmiş ve Mayalar adı altında bir yerleşim birimi oluşturulmuştu. "Bir'in Oğulları" bu bölgede kendilerine kolaylıkla bir yer edinebildiler.


"Belial'in Oğulları"na bağlı grupların Mayalar'ın bulun­duğu bölgenin Kuzey kısımlarına yerleşmeleri, Orta Ameri­ka'da bulunan Mayalar'dan çok farklı bir toplumun. Kuzey Amerika'da ortaya çıkmasına neden olmuştu... Günümüzde Amerika Kıtası'nın yerlileri olarak nitelendirdiğimiz Aztekler ve Mayalar'ın temelde birbirlerine benzeseler de birçok nok­tada ayrı özellikler göstermelerinin nedeni işte buna dayanı­yordu... Örneğin, Mayalar'da insan kurbanlarının görülmeme­sine karşın Aztekler'de inanılmaz boyutlara ulaşan insan kur­ban edilişinin nedeni de, bu göçierdeki farklılıklara bağlıdır.

"Belialin'in Oğullan" ŞAMBALA'yı kuruyor...

Belial'in Oğullan'nın başını çeken rahiplerin önde gelen­leri, sahip oldukları gücü daha da artırmak ve etkilerini daha geniş alanlara yayabilmek için, Avrupa'dan Orta Asya'nın iç­lerine ve Tibet'in dağlık kesimlerine kadar gelip buralarda gizli yeraltı tüneller sistemleri ile bağlantılı gizli tarikatlar oluşturdular. Bu oluşturulan gizli yeraltı tarikatı, örneğini da­ha önce Mulular tarafından oluşturulan gizli yeraltı ezoterik merkezi Agarta'dan almıştı.

Böylelikle daha önce Mu'dan gelen Naakal rahiplerince kurulan merkeze alternatif olarak, bir başka merkez daha ku­rulmuş oldu. Bu merkez daha sonraları Ezoterizm'de Şambala olarak anılmaya başlandı.

Zaman zaman günümüzde yayınlan bazı kitaplarda Agarta ile Şambala'mn sanki iki ayrı merkez değil de, tek bir mer­kezin iki ayrı ismiymiş gibi kullanılması, bu her iki grubun da köken itibariyle aynı sırlara sahip olmasından kaynaklanmıştır. Ancak arada önemli bir farkın olduğu, bazen bilerek bazen de bilmeden göz ardı edilmiştir. Bu iki grubun en büyük or­tak noktası her ikisinin de Atlantis'ten gelmiş olmalarıydı. İş­te bu nedenle bazı yazarlarca, bu grupların birbirlerinden bir farkının olmadığı düşünülmüş olabilir. Ancak bu merkezler­den biri pozitif alanda diğeri ise negatif alanda faaliyet gös­termekteydi... Ve bu, günümüze kadar böyle devam etmiş­tir!...Bu merkezler bizim devremizde çok önemli fonksiyon görmüşlerdir. Özellikle de Şambala...

Demir Çağı için ŞAMBALA'ya ihtiyaç vardı!...

Bu ara başlığımızın ifade ettiği anlam ilk başta biraz tu­haf gelebilir. Evet, Demir Çağı için Şambala'ya ihtiyaç vardı. Şimdi hem anlatılması, hem de anlaşılması oldukça zor olan bu konuyu çeşitli açılardan ele alarak, elimizden geldiğince anlaşılır bir şekilde açmaya çalışalım:

"Şambala" ve "Agarta" ile ilgili yayınlanmış ve kaynak gösterilebilecek oldukça az sayıda kitap vardır. Bu konuyla il­gili elimizdeki bilgi ve belgelerin büyük bir bölümü Ezoterik Öğretiler'den elde ettiğimiz bilgilere dayanmaktadır. Ancak az sayıda da olsa bazı yazarlar Şambala konusuna değinmekten çekinmemişlerdir. Çekinmemişlerdir diyorum çünkü çekinmelerini gerektirecek bir meseleyle karşı karşıya olduklarını biraz sonra siz de yakından farkedeceksinizi...
1 | 2 | 3

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder