osiris kültü, tufan, tanrı ra, antik mısır sırları, piramitlerin gizemi, atlantis, mısır kehanetleri...

Ölüm Deneyimi ve Ruhsal İrtibat

Hiç yorum yok :
Derin bir vecd haline (letarji) giren rahip adayı, fizik ve astral bedenlerini gevşettikçe, o ana kadar yaşadığı tüm olay­lar bir film şeridi gibi gözünün önünden geçmeye başlamak­ta, dünyasal şuuru da gitgide silikleşmekteydi. Dünyasal bağlantılarının eriyip dağıldığını hissettikçe, varlığının astral bölü­mü de serbeslleşmekte ve bir vecd halinin oluşması mümkün olmaktaydı. Artık o andan itibaren durugörü yeteneği devreye girmekte ve çeşitli imajları rahatlıkla algılayabilinekteydi.

Dipsiz ve sonsuz karanlıklar içinde ilk fark ettiği, uzak­larda parlak küçük bir ışık noktası olmuştu... Nokta hızla ken­disine yaklaşmakta ve yaklaştıkça da büyümekteydi... Sonunda her biri gökkuşağmdaki tüm renklere sahip beş ışınlı bir yıldız görünümü almıştı. Yıldızın tam merkezi ise sanki bem­beyaz bir akkor halindeydi. Çevresine büyük bir manyetik et­ki saçmakta olan yıldıza hayranlıkla bakakalmıştı!...

Adept bu gördüğünün ne olduğunu anlamaya çalışmak­taydı. Bu vizyonla mürşitleri ona bir şeyler mi anlatmaya ça­lışmakta yoksa görünmeyen alemin rehberlerinden kendisine bir mesaj mı gelmekteydi?... Her ikisi de olabilirdi ancak bu­nun şimdi hiç önemi yoktu. Bu yıldızın ne olduğunu daha son­ra anlayacaktı...

Biz bundan sonra olacakları izlemeye devam edelim...

Bu vizyon az sonra yavaşça kaybolmakta ve aynı yerde bu kez bir çiçek tomurcuğu belirmekteydi. Karanlığın içinden açan bu çiçek, farklı bir duyarlılığa sahip gibi görünüyordu,.. Bunu çok kuvvetli olarak hissediyordu... Çiçek gözlerinin önünde beyaz bir gül halini alırken, taç yaprakları titreşmek­te ve alev alev yanan orta kısmı kızıllaşmaktaydı...

Adept, bu gülü görür görmez bunun "Isis Giilli" olduğu­nu anlamaktaydı. Bu uzun bir süredir koklamak istediği yani sırrına vakıf olmak istediği ''Mistik Bilgelik Giilii"ydü... O halde istediğine kavuşmak üzereydi... Rahip adayının zihnin­den bunlar geçerken, gül bir anda buharlaşmaya başlayıp, kendisinin üzerine doğru yayılmakta ve o ana kadar duymadı­ğı hoşluktaki kokusu tüm benliğine işlemekteydi. Vecd halin­deki Adept, işte o anda kendisini sıcak ve okşayıcı bir nefesin içine gömülmüş olduğunu hissetmekteydi.

Buharlaşan gül, bulut haline gelmiş ve çeşitli şekillere bürünüp durmaktaydı. Kokusu hâlâ çevreye yayılmaktaydı... Sonunda bulut gittikçe daha fazla yoğunlaşmaya başlamakta ve bir insan yüzü görünümüne bürünmekteydi. Sonunda bir kadın yüzü oluşmuştu... Bu yüz daha önce mabette heykelini gördüğü îsis'in yüzüydü... Ama şimdi daha genç, daha sıcak ve içten bakışlıydı. Spiral beyaz bir tülle örtülü bedeni, tülün içinden yan­makta olan bir maytap gibi çevresine kıvılcımlı ışıklar saçmaktaydı.

Elinde tuttuğu bir papirüs rülosuyla rahip adayına yakla­şan îsis "Ben senin görünmez kız kardeşinim" dedikten son­ra, elinde tuttuğu papirüs rulosunu göstererek, sözlerine şöy­le devam etmekteydi:

Bu sözler, İsis'in temsil ettiği ruhsal planla direkt irtiba­ta girebildiği anlamına gelmekteydi. Artık bu planın bir zinci­ri haline gelmiş demekti. Bu da kendisinin bir "Adept" oldu­ğu anlamına geliyordu.

İsis'in gözlerinden çıkan manyetik bir alanın tüm benliği­ni doldurduğunu ve bunun etkisiyle sanki bir tüy kadar hafif­lediğini, ruhunun tüm evrene yayılmaya başladığını hisset­mekteydi ki, inanılmaz bir ıstırap ve korkunç bir ağırlığın tüm benliğini sıkıştınnaya başlamasıyla, neredeyse nefesinin ke­sildiğini gördü. O inanılmaz huzur ortamından bir anda ken­disini son derece kaba bir atmosferin içine hapsedilmiş ola­rak buldu. Gözlerini açtığında bedeninin verdiği ağırlıktan göz kapaklarını bile açmakta zorlanıyordu. Elleri ve ayaklan san­ki demir halkalara bağlıydı. Beyninin üzerinde onlarca kilo­luk sanki taş bir blok oturtulmuş gibi hissediyordu. Yaşadığı fiziksel ıstırap tarif edilecek gibi değildi. Bir tüy gibi gökyü­zünde gezinirken, bir anda kendisini demirden bir kalıbın san­ki içine sıkıştırılarak konulmuş gibi hissetmeye başlamıştı!...

Bu yaşadıkları bedenine geri dönmesinin belirtileriy­di... Nitekim gözlerini zorlukla açtığında, çevresinde Başrahibin ve mabedin en üst düzey majlannın bulunduğunu gördü. Değil ayağa kalkmak, gözlerini bile açık tutmakta zoriuk çek­mekteydi. Kendisine sunulan teskin edici bir sıvıyı içtikten sonra ayağa kalkabildiginde, Majlardan biri ona doğru yakla­şıp şunları söylüyordu:

Bu yaşananlar, İsis İnisiyasyonu'nun sonu, Osiris İnisiyasyonu'nun ise başlangıcı anlamına geliyordu. Ezoterizm'de Küçük Sırlar'dan Büyük Sırlariar Aşaması'na geçişe kar­şılık gelen bir safhaydı bu... Ve bundan sonraki eğitimi Büyük Piramid'in içindeki merkezlerde geçecektir... Bu merkezler­den biri de piramidin rasathanesiydi. Astrolojik çalışmaların yapıldığı bu merkezde gökcisimleri izlenmekteydi. Özellikle de bu izlemede "Büyük Köpek Takım Yıldızı" ayrıcalıklı bir yere sahipti.

Büyük Piramit'teki eğitimin önemli bir bölümünü Thot'un Kitabı'nda ve Mısır'ın Ölüler Kitabı'nda dile getirilen ezoterik bilgilerin inisiye adayına aktarılması oluşturulmak­taydı.

Thot'un Kitabı'ndan inisiye adayına aktarılan ilk bölüm­ler, az sonra sizin de farkedeceginiz gibi Tevrat'ta dile getiri­len temayla büyük bir paralellik gösterir. Musa'nın da bir 0siris rahibi olduğunu düşündüğümüzde, buna kuşkusuz ki, şaş­mamak gerekir. Bu konuya tekrar döneceğiz. Biz Büyük Piramit'teki inisiyasyonun ikinci aşamasmda dile getirilen Thot'un Kitabı'ndaki ezoterik bilgilerle yolumuza devam edelim... Böylelikle inisiye adayma Osiris İnisiyasyonu'nda ne tür bilgiler aktarıldığıyla ilgili hiç değilse genel bir fikir edinmeye çalışalım.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder