osiris kültü, tufan, tanrı ra, antik mısır sırları, piramitlerin gizemi, atlantis, mısır kehanetleri...

BİR DAİRENİN PARÇALARI - 1

Hiç yorum yok :
Bu tepelerin altında derin ve antik bir şey yatıyor.

Güney İngiltere'de varlığım keşfettiğim büyük daire, yaratımı ile ilgili birçok şüpheli soruyu akla getirmektedir. Olanaksız gibi görünse bile, bu noktaların sadece şans eseri yerlerini bulmuş olduklarını düşünmek pek gerçekçi olmaz. Ne olduğunu sadece daha fazla araştırmayla anlayabiliriz belki. Ama bu yapılar bilinçli olarak yerleştirilmişse, ilgili oldukları en eski yapılarla çağdaş olmaları gerekir. Bu durumda da M.Ö. 3000 yıllarında İngiltere'de yeryüzü şekillerine göre hareket edip plan yapmayı bilen çok bilgili insanların olduğunu söylemek zorunda kalırız.

Haritadaki dairenin çizimi bana ikna edici göründü ama daha fazla ilerlemeden önce bu yerlerin gerçekten varolup olmadıklarını ve dairenin bir illüzyon olup olmadığını kontrol etmek zorundaydım. Bu ancak karmaşık matematikle birleşmiş daha detaylı incelemelerle mümkün olacaktı.

1:50.000 ölçekli bir harita, o bölgenin genel özelliklerini görmek için idealdir ama 19.3 km (12 mil) çapındaki bir dairenin detaylarını göremezsiniz. 1:25.000 ila 1:2.500 ölçekli daha büyük bir harita gerekliydi. Üstelik dairenin çevresi kiliseler ve antik yapılar sayesinde seçilmesine karşın görünürde herhangi bir merkez yoktu. Keşfettiğim şeye kesin olarak inanmadan önce bölgedeki birçok farklı yeri incelemeliydim.

Izgara Sistemi

Ordu haritaları, İngiltere üzerindeki bütün bölgeleri numaralarla gösteren bir Izgara Sistemi kullanmaktadır. Bir kenarı Ikın. uzunluğa denk gelen 1:50.000 ölçekli bir harita, bir kenarı 100'er metrelik karelere bölünmüştür. Örneğin Berwick Bassett Kilisesi'nin ızgara referansı 098 735'dir ve gerçekten de 100 m içindedir. En detaylı ordu haritalarının ölçeği l:1.250'dir ve bunlarda bir metrelik alanı bile görebilirsiniz. Bu sistemi kullanarak, şu anda bu kitabı yazmakta olduğum masanın yerini bile bir ordu haritasında tam olarak gösterebilirsiniz. Ayrıca denizcilik veya havacılık haritalarında olduğu gibi bulunduğum yer enlem ve boylamlarla gösterilebilir. Ancak bu koordinatları kullanmanın olumsuz yönü, uzaklık ve açılar üzerinde çalışırken karmaşık alan hesaplamalarının ortaya çıkmasıdır.

İngiliz Adaları gibi küçük yerler üzerinde, haritacılar Dünya'nın kıvrımlarını vermek için eşit uzunlukta koordinatlar kullanmanın daha kolay olduğunu farketmişlerdir. Böylelikle, iki-üç nokta üzerinde çalışırken uzaklık ve açı hesaplamaları daha da kolaylaştırmaktadır. Yani okulda öğrendiğimiz trigonometri gibi.

Ordu haritalarının ızgara sistemiyle çalışmak, araştırmalarım için çok önemliydi. Birkaç nokta alınarak herhangi bir harita üzerinde bir daire çizilebilir ama noktaların merkezden eşit uzaklıkta olduklarını kanıtlamam gerekiyordu. Izgara sistemini kullanan haritalarla trigonometri hesaplamaları yapmak, aynı zamanda birkaç harita üzerinde çalışırken de sağlam veriler oluşturmaya yardımcı oluyordu. Diğer sistemlerin tümü, olağanüstü dikkat gösterseniz bile bu kadar doğru olamayacaktır.

Yapılması gereken matematiksel hesaplamalar hiç zor değil ama uzun sürebilir. Neyse ki, bilgisayarlar bu tür işlerde çok iyidir. Ama en eski keşiflerimi yaptığımda, hantal hesap makineleri bile henüz yaygınlaşmamıştı; bu yüzden orijinal trigonometrik hesaplamalar babadan kalma yöntem kullanılarak hazır tablolar sayesinde yapıldı.

İlk adım, her nokta için doğru bir ızgara referansı oluşturmaktı. Bunun için Ordu Gözlem'in merkezine giderek arşivlerindeki 1:2.500 ölçekli detaylı haritadan çalıştım. Ordu Gözlem, aynı zamanda Wiltshire bölgesinde yapılmış arkeolojik araştırmaların da kayıtlarını tutuyordu.

Haritalar üzerinde çalıştıktan sonra, 10 metrelik detaylara geçtim. İnşa edilmiş kiliselerin en küçüğü 30 metre uzunluğundaydı ve bazıları çok daha genişti. Kiliseler için veri noktamı çizgilerin kesiştiği yer olarak belirledim; diğer megalitik yerler için de aynı noktaları merkez aldım.

Avebury, büyüklüğü yüzünden biraz sorun yarattı; çapı 421 metreydi. Oluşan dairenin çevre çizgisinin bu yapının Batı tarafından geçtiğini görüyordum ama hangi noktayı merkez alacağıma karar vermek çok zordu. Bu yüzden vazgeçtim. Diğer ondört yapının ızgara referansını belirledikten sonra, dairenin merkezini hesaplamak uzun saatlerimi aldı. Bütün noktaların ortak merkezini bulmak için dairenin çevresinde üç nokta belirledim ve bunların arasındaki ortak merkezi hesapladım. Sonra diğer üç tanesini hesapladım ve böyle devam ettim. Bu yöntem, içinden çıkamayacağım kadar fazla sayıda merkezin ortaya çıkmasına neden oldu.

Doğruluğu sağlamak için, üç noktanın bütün olası merkezlerini hesaplamam gerekiyordu. Bu da binlerce hesaplama yapmamı gerektirdi. Aslında, kesin doğru olduğuna inanılabilecek bir merkez bulmak için yaklaşık yirmi hesaplama yeterliydi. Merkezi bulduktan sonra, ondört noktanın ayrı ayrı merkeze uzaklıklarını hesapladım. Bu uzaklıklarla yaklaşık yarıçapı ve her bir noktanın daire çevresinden ne kadar saptığını bulabildim (Tablo 1).
Yaklaşık yarıçap 9.588 metre kadardı (5.9577 mil). Bu istatistik hata, sadece 8,07 metreydi ve başladığım başlangıç noktam olarak belirlediğim koordinatlardan gerideydi. Dairenin çevresindeki azami sapma, 72 metre olarak Broad Hinton ile 53 metre içeride kalan Wootton Rivers arasındaydı. Ancak, bu iki örnekteki sapmalara karşın dairenin çevre çizgisi kiliselerin bölgesi içinde kalıyor ve bu da keşfimi ispatlıyordu.

Zemin Katlar

Bu dairenin şans eseri mi oluştuğunu (milyonlarda bir ihtimal), yoksa bilinçli olarak mı yapıldığını bulmam gerekiyordu. Antik insanların yarıçapı 9.6 km. (6 mil) uzunluğunda bir yeryüzü çemberi oluşturacak beceriye sahip olmalarına inanmakta hâlâ zorlanıyordum. Ama en azından bir hayali izlemediğimin artık farkındaydım. Teorimi desteklemek için güçlü bir kanıtım vardı.
1 | 2 | 3

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder