osiris kültü, tufan, tanrı ra, antik mısır sırları, piramitlerin gizemi, atlantis, mısır kehanetleri...

YIKIMDAN KURTARILABİLEN BELGELER

1 yorum :
Bu meseleyle ilgili bir diğer sıkıntı da, bu yıkımdan kur­tulabilen ezoterik metinlerin günümüze kadar gelebilmesinde yaşanmıştır. Çünkü geçmişte yaşanan bu büyük yıkımdan kurtulabilen az sayıdaki yazılı belgelerden de büyük bir bölü­mü günümüze kadar gelememiştir. Aradan geçen zaman için­de kaybolup gitmişler ya da birileri tarafından bir yerlerde saklanmışlardır.

Geçmişten kalan ve artık kayıp olan yazılı belgeler arasın­da "Thot'un Kitabı" (Siryadik Kolonlar Metinleri) çok önemli bir yere sahiptir. Bu metinleri incelemiş olan kimseler arasında Sanchuniathon, Moschus, Manetho, Berrosus, Philo Byblos ve Damascius'un bulunduğu bilinmektedir. Bu kişi­lerden Manetho (M.Ö. 500) Mısır'daki bir Thot Mabedi'nde kütüphaneci olarak çalışıyordu.

M.S. 500 yılından bu yana ise, bu dokümanların hiçbir izine rastlanamamıştır.

Mısırlı Manetho M.Ö. S.Yüzyıl'da kaleme aldığı tarih, felsefe ve mistisizm konularındaki kitapları, Mısır'la ilgili birçok bilgilerle doluydu. Kendisi güvenilir bir tarihçi olduğu kadar, üst düzey Mısır rahiplerinden de biriydi. Manetho'nun eserleri Mısır'la ilgili temel kaynakları oluşturmuş durumdadır. Plutark ve diğer yazarların da bu kitaplardan yararlandıkları tah­min edilmektedir. Bu yazarlardan biri de Mead'dır.

20. Yüzyıl'ın başlarında yaşayan Dinler Tarihi araştırma­cısı G.R.S. Mead'ın "Üç Kere Büyük Hennes" isimli eserinde de Manetho'dan yaptığı alıntıların bulunduğunu görüyoruz. Ancak ne yazık ki, Manetho'nun kendi kitapları; bugün ancak kısa parçalar, karışık özetler ve bazı yazarların alıntılan şeklin­dedir.

Bu parçalar bile Mısır'ın bilinmeyen birçok sırrına ışık tu­tacak niteliktedir. Örneğin, Manetho'nun "Solhis" adlı kayıp bir eserinden Mead tarafından yapılmış kısa alıntılar bile, Mı­sır'ın kökeni ile ilgili önemli bir açılım getirmektedir:

Şimdi Manetho'nun kitaplarından Mısır Hanedanları'yla ilgili bir­kaç alıntı yapıyorum. Bu kişi, (Manetho) Mısır Mabetleri yüksek rahibiydi. Verdiği bilgileri "Seriada Ülkesi"ndeki Kral Ptoleme ya­zıtlarına dayandırıyor. Bu yazıtlar anlattığına göre, Toht'un kut­sal yazısı karakteriyle ve kutsal dilde kaleme alınmış; Tufan sonrasında ise kutsal dilden sıradan dile tercüme edilmişler. Sıradan dil olarak ifade edilen Mısır'ın hiyeroglif dilidir. Kutsal dil ise Mısır'a dışarıdan gelenlerin yani Thot'un ülke­sinde konuşulan Atlantis dilidir.

Manetho'ya ait Mead'ın aktardığı bir başka alıntıyla de­vam edelim:

Sothis Kitabı'nda Manetho, Kral Filadelfius'a şahsen hitap eder. Kelimesi kelimesine vermek gerekirse, şu şekilde: Sebenit Manetho'nun Filadelfius'a mektubudur. Kral Filadelfius'a, Ey Saygır Kral. Ben, Manetho. Mısır'ın kutsal kayıtlar katibi ve rahibiyim. Sebenit asıllı olup Heliopolis eşrafındanım. Filadelfius Hazretlerine selam ederim. Dünyaya ne olacağı konusundaki sorularınıza cevap verebilmek için, üzerinde durduğunuz bütün konularla ilgili hesaplamalar ; yapmak gerekiyor. Emrettiğiniz gibi atamız Thot'un (Hermes'in) yazdığı kitapları inceliyorum ve size göstereceğim. Kralım Efen­dime saygılar.

M.Ö. 60-57 Yılları arasında Mısır'da kalan Yunan Tarihçi Diodorus Siculus ise, Mısır'ın kökeni ile ilgili şu satırlara yer vermiştir:

Mısırlılar, çok eski dönemlerde Nil kıyılarına yerleşmiş yabancı­lardır. Anavatanlarının uygarlığını, yazı sanatını ve incelikli bir dili beraberlerinde getirdiler. Güneş'in battığı yönden geldiler ve insanların en eskilerindendiler.

Herodot da bu anlatılanlarla paralel bilgiler vermiştir. Mı­sır'daki seyahati sırasında Teb Rahipleri ona 341 dev heykel göstermişler ve bunların 11.340 yıllık Mısır Tarihi içinde di­kildiklerini söylemişlerdi. Herodot'un zamanından günümü­ze gelinceye kadar geçen süreyi de bu tarihe eklediğimizde verilen tarihin, Atlantis'in batışından sonrasına denk gelen bir sürece işaret ettiği görülmektedir.

Elimizdeki bilgileri sıralamaya devam edelim...

Kitaplarında eski ezoterik kayıtlardan alıntılar yapan ünlü yazar I. Donnelly ise, -başka kayıtlarda da karşımıza çıkan- Siriya­dik ismi verilen bir ülkeden bahsetmekledir:

İlk ata Set, bilgelik ve astronomik bilgi kaybolmasın diye, daha önceden haber verilen ateş ve suyun meydana getireceği çifte felâkete hazırlık olsun diye, biri tuğladan diğeri taştan iki sütun dikti. Bunlar üzerine bilgi kaydedilmişti ve bu sütunlar Siriadik ül­kedeydi.

"Siriadik Ülke" ile ya Atlantis ya da Mu kastedilmekte­dir. Nitekim az sonra da göreceğiniz gibi bazı tarihi kayıtlar­da Mısır'ın ilk yöneticisinin ismi "Surid" olarak geçmektedir. Bu ismin de "Siriyadik" isimiyle bağlantılı olduğu çok açık­tır.

Bu isimsel benzerlikle ilgili bir başka örnek Kur'an-ı Kerim'de de karşımıza çıkmaktadır. Kur'an-ı Kerim'de Tufan'dan önceki uygarlıklar arasında sayılan ülkelerden birinin de adı "Semud Kavmi" olarak geç­mektedir:

"Sizden önce geçen Nuh, Ad, Semud milletlerinin ve onlardan sonra gelenlerin haberleri size ulaşmadı mı?" (ibrahim Suresi: 14/9)

Ad, Semud milletleri ile Ress'lileri ve bunların arasında birçok nesilleri de yerle bir ettik." (Furkan Suresi: 25/38)

Örnekleri çoğaltmak mümkün.

1 yorum :

  1. Okumaya devam ettikçe bir kısım sorularımın cevabını da almış oldum.Eski Atlantis kökenli Mısırlılarla şimdiki Arap Müslüman Mısırlıların hiç alakaları olmadığını ve bunun nedenini sormuştum ve yanıtlarımı aldım.Ancak madem eski Mısırlılarla Orta Doğu kökenli Araplar Mısır coğrafyasında kaynaşmışlar Mısır'ın işgalinden sonra, bugünkü Mısır'a baktığımız aman ırksal açıdan birbirinden farklı gibi duran etnik gruplar göze çarpmıyor hiç.Bugün eski Mısır ırkının ve dilinin tamamen kaybolmuş olması mümkün mü?Mesela Mısırdaki pek çok taş heykellerdeki insan ve yüz figürlerine bakınca bile bence onların ayrı bir ırk olduğu şimdiki Müslüman Araplara hiç benzemediği anlaşılıyor:)Bence Atlantisliler daha yakışıklılarmış hem:))))

    YanıtlaSil