GİZLİ YERALTI LABİRENTLERİ

Piramitler'den sonra Antik Mısır Mimarisi'nin en gizem­li yapılarından bir diğeri de yeraltı tüneller ve galeriler sistem­leridir. Fakat bu konu diğerine nazaran çok daha az bilinir. Çünkü Piramider devasa boyutlarıyla gökyüzüne yükselirken labirentler yer altında kendilerini gizlemiş durumdadırlar.

Atlantisliler'ce Tufan'dan önce başlatılan çalışmalar so­nucunda. Mısır çok önemli inisiyatik bir merkez haline geti­rilmişti. Bu merkezi, yeraltı tüneller ve galeriler sistemleriyle Dünya'nın çeşitli noktalarındaki merkezlere de bağladılar. Ancak yaklaşmakta olan Tufan'dan haberdardılar ve bu­nun için çeşitli önlemler almaları gerekmekteydi. Bu önlem­lerden biri de, bu yeraltı tüneller sistemlerinin sularla kaplan­masına engel olmaktı. Orta Yucatan ve Mısır düz bir araziye sahip olduğu için, buralarda söz konusu amaca yönelik olarak tünellerin içine su dolmasına engel olacak bariyerlere ihtiyaç vardı. İşte bu bariyerlik görevini görmek de piramitlere düşmüştü.

Piramitlerin yapılmasının bir diğer nedeni de buydu... Gizli yeraltı merkezlerini su baskınlarından kurtarabilmek...Böylelikle piramitler, bu gizli yeraltı tünellerinin giriş nokta­larına yerleştirildi.

Herodot'un Tarihi Kayıtlan da aynı şeyi söylüyor...

Ezoterik kaynaklarda dile getirilen bu bilgilere benzer sözlere, Herodot'un kayıtlarında da rastlamak mümkündür. Herodot Mısır'la ilgili tuttuğu tarihi kayıtlarında, yeraltın­da inşa edilmiş olan ve onu bir dünya harikası olarak tanımladığı bir labirentten sözeder. Herodot labirenti bulduğunda, bu muazzam yapının toprak üstünde kalan bölümleri yıkılmış durumdaydı. Labirent'in piramitlerden çok daha görkemli ol­duğunu belirtmiş ve görebildiği kısmını ayrıntılı bir şekilde ta­rif etmiştir. Herodot, Labirent'te yarısı yeraltında, öteki yarısı ise yer üstünde bulunan 3000 odaya rastladığından bahseder:

Üst odaları bizzat gezdim ve ayrıntılı olarak inceledim. Binanın bekçileri yeraltı odalarına girmeme izin vermediler. Labirente üzerinde büyük şekiller işlenmiş olan 40 kulaç yüksekliğindeki bir piramidin altındaki muazzam bir yeraltı galerisinden girilerek geçilebiliyordu.

Herodot'un "Labirent" dediği bu yeraltı yapısının iyice yıpranmış haldeki kalıntılarının küçük bir kısmı, Gize'nin Güney-Batısı'nda yer alan Fayum yöresinin Güney-Doğu ucunda bulunan Hauwaret el Maqta yakınlarında Arkeologlarca orta­ya çıkartılmıştır. Arkeologlar elde ettikleri bulguların, Hero­dot'un anlattıklarına uyduğunu da açıklamışlardır.

Yılanoğulları Üçgen biçimli taşların altında...

Çok geniş bir alanı kaplayan yeraltı tüneller sistemlerinin ve bunların ana giriş noktalarında inşa edilmiş olan piramit­lerin Tufan Öncesi Kültür tarafından gerçekleştirilmiş oldu­ğundan, Ezoterizm'in tanınmış yazarlarından Mme. Blavatsky de bahsetmiştir.

Mme. Blavatsky "Dzyan Kitabı"na ait olduğunu ileri sürdüğü gizli bir kayıttan bahseder. Bu kayıtta şunlar yazılıdır:

"Bilgelik yılanların inleri şimdi üçgen biçimli taşların altındadır. "

Ezoterizm'de Bilgelik Yılanları ya da Yılanoğulları ta­nımlamaları Galaktik Irka ait gelişmiş kozmik varlıkları ifade eder. Bu varlıkların bir zamanlar yeryüzüyle irtibata girdikle­ri tüm eski geleneklerde çok açık bir şekilde ifade edilmiştir. Mu ve Atlantis Uygarlıkları da bu ırkın torunlarıdır. Yukarıda sözü edilen üçgen taşlar ise piramitler için kul­lanılmış bir tanımlamadır.

Mme. Blavatsky de bu konu hakkında yaptığı açıklamada bu görüşü desteklemiştir. Dzyan Kitabı'ndan aktardığı kayıt hakkında şunları söyler:

Yukaridaki cümle, bize açıkça anlatmaktadır ki, üç ırkın yani 3. 4. ve 5. Irklar'ın üstatları yani bilgele­ri piramitlerin altındaki yeraltı mekânlarında yaşamışlardır.

İNSANLIĞIN İNİŞ VE ÇIKIŞ SURECI'NDE GEÇİRDİĞİ DEVRELER

Ezoterizm'de sözü edilen 3. 4. ve 5. Irklar Atlantis ve bizim devremize ait uygarlıklara karşılık kullanılmıştır. Şekilden de an­laşıldığı gibi 2. Irk Mu Uygarlığı'na, 1. Irk ise Yılanoğulları ya da Tanrıoğulları olarak ifade edilen Goiaktik Uygarlığa aittir. 6. ve 7. Irk olarak sembolleştirilen süreç ise, çıkışla birlikte yaşanacak döneme ait insanlığı ifade etmektedir.

4 yorum:

  1. Su baskınına karşı korumak mı? :)) çok güldüm. Bunun gibi saçma üç dört bilgi olmasa inandırıcı olurdu. Heredot'un bizim Evliya Çelebi kadar bile tarihçi sayılamayacağı bilindiği halde bir şeymiş gibi ona dayandırılan bilgiler, çökmeye mahkum. Daha fazla çalışın, daha çok hayal gücü... Gerçek bilgiyi kirleterek sunuyor, erişimi engelliyorsunuz. Aferin size. Yoksa çok kalabalık olurduk.

    YanıtlaSil
  2. bana da tek saçma gelen su baskınından kurtulmak için 4000 yıl önceden harekete geçmiş olmaları:)yani şimdi bilim adamları kalkıp tv'den 4000 yıl sonra büyük bir tufan olacak deseler kim yerini terk eder ki:)))))bence thot'un mısıra gelmesinin bir başka sebebi olmalı...

    YanıtlaSil
  3. Yazıları okudukça hala hazırda günümüzde cevaplanamayan bunca sır varken ve insan aklı teknolojisi bukar aciz ken sadece "su baskınlarını engellemek için pramitlerin varlığı" kısmına takılmak neden ..videoları izlerseniz galerilerin dış ortam havası ile izole edilmiş olduğunu hayretler içinde öğreniyoruz.. havanın giremediği yere su zaten giremez .. bu yüksek basınçlarda olsa geçerli olabilir.. bence bu şaşılacak bir şey değil ...

    YanıtlaSil

 

Blog bilgi